Göle Koş
Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken: – “Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı?” diye düşünür ve şeytana uyarak çalı çırpıyı yakar. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmaya başlar. Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır: – “Aklın varsa göle koş!”
İçinde bende vardım
Hoca bir gün arkadaşıyla konuşuyormuş arkadaşı demiş ki: – “Ya hocam dün sizin evden bir ses çıktı. Neydi o?” Hoca: – “Hiç sadece hanımla biraz tartıştık kavuğum merdivenlerden yuvarlandı”, demiş. Arkadaşı: – “Yahu hocam hiç kavuktan bu kadar ses çıkar mı?”, demiş. Hoca da: – “Ya anlasana içinde ben de vardım”, demiş.
Iş kavuktami ?
Bir gün bir adam, elinde bir mektup, hocayı tutup: – “Hocam zahmet ya sana, şu mektubu bir okusana?” Açar bakar ki Hoca mektup baştan sona arapça.. Şöyle bir iki evirir çevirir söktüremez çaresiz geri verir. Der ki: – “Başkasına okut bunu sen..” Adam şaşırır: – “Neden?” – “Türkçe değil bu mektup okuyamam.” Yine anlamaz adam, Hoca’nın okuması yok zanneder: – “Ayıp hoca, ayıp” der. – “Benden utanmıyorsan şundan utan; şu başındaki koca kavuğundan utan!” Hoca, kavuğunu çıkarıp uzatır adama: – “Madem ki” der, “iş kavuktadır; haydi bakalım, giy de şunu; kendin oku bakalım mektubunu.”
Bizede Uğrardı
Nasreddin Hoca’ya dert yanıyorlar: – “Yahu Hoca senin karın çok geziyor.” Hoca: – “Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı.”
Düşünür Fıkrası
Nasreddin Hoca Akşehir pazarında bir adamın başına toplanmış olan kalabalığa yaklaşır. Satıcı elindeki kuşu satmaya çalışmaktadır. Yandaki tavuklar 5 akçeyken, kuşun fiyatı 50 akçedir. Hoca bir türlü fiyattaki aşırı farka anlam vermez ve sorar: – “Hemşerim bu nasıl bir kuştur ki 50 Akçe istersin?” – “Hoca efendi bu bildiğin kuş değildir bunun özelliği var.” – “Neymiş özelliği?” – “Hocam bu kuşa papağan derler ve konuşur.” Hoca hemen eve koşar, kümesten hindisini kaptığı gibi pazara döner. Papağan satmakta olan adamın yanında durur ve yüksek sesle: – “Bu gördüğünüz kuş sadece 100 Akçeye, gel, gelll!” Herkesten çok, papağan satan şaşar bu işe ve sorar: – “Hocam 100 Akçe çok değil mi bir hindi için?” – “Sen 50 akçeye satıyorsun ama?” – “Dedim ya hocam benim kuş konuşur ama..” – “Öyleyse, benimki de düşünür!”







